YETO
Bende mesafeli durma ve sigorta işi biraz nanay, gelişine yazma halim ise olay.
Afiyette misiniz?
Arkanıza kırlent vereyim ya da şöyle camın oradaki tekliye geçin isterseniz. Yani ne bileyim ne istersiniz, ne desem cevap verilmeyen, boşluklarla monoloklara girdiğim bir deli dünyası en nihayetinde.
Nasılsınız?
Durun başlamadan bir türk kahvesi yapalım mı? Ama türk kahvesini sadece türkiyeye geldiğim tatillerde içiyorum ya. Sohbetsiz türk kahvesi mi olur sanki?
Yıllar önce edebiyat öğretmenim üniversitede yazdığım denemeleri ve daha sonra da anlatılarımı okuyunca: aysimcim sen hep gelişine yaz, taam mı demişti. Sadece bir bildiği değil çok bildiği olan bu ögretmenimin tavsiyesi altın niyetindeydi. Bendeki zihin zıplamalarını da gördüğünden zaar, yazdıklarına mesafeli durmaya çalış bir de mutlaka sigorta primlerini öde aman kızım demişti.
Mesafeli durma ve sigorta işi biraz nanay, gelişine yazma halim ise olay.
İçimde tutmayayım ben bunu dediklerimi de bu hafta bitmeden sökeyim istedim.
Waiting for the Out adında şahane bir diziye bir gün öyle rastgele dolanırken rastladım. Yıllardır õzlemini duyduğum mesafeli ama kafa açan ingiliz dizilerini (Eastenders) nasıl da özlediğimi hatırlattı. Alkolik ve kriminal bir baba ile büyüyen Dan’in kendini geçmişinden söküp aldığını zannederek felsefe okuması ve bir felsefe eğitmeni olarak hapishanede tutuklularla yaptığı dersleri bu derslerden neler neler çıktığını her bölümde şaşırarak izliyoruz. Yani ben daha size nasıl anlatabilirim ki? Eleştirmen miyim ben? Gelişine yaz demişti öğretmenim.
Ardından Cumartesi akşamını artık daha fazla kaçamayacagımıza ikna olduğumuz Hamnet’i açtık, izlemeye başladık.
Neyseki yirmi üç kere bölündü. Siz bilmiyorsunuz tabii: benim uzun sure odaklanamama sorunum var. Hayır ADHD değil. Uzun süre bir şeye dümdüz baktığımda sistem fişi çekiyor ve ben pat diye uyuyorum. Hayır uyku apnesi de değil. (bence yani) PC ekranı, tiyatro, televizyon karşısı, aç-tok, sohbet ortamı fark etmeksizin. Henüz fişimin çekilmediği tek yer sınıf. Bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar da filmde uyumamışımdır. Dolayısıyla benim bir şey izlerken bir kaç kez kalkmam, uykumu ve dikkatimi dağıtmam lazım. Ki bazi filmlerde bu bolunmeler gercekten mesajin butunlugunu bozuyor. Hamnet’te bunlardan biriydi.
Filmin konusu ve etkileri uzerine zaten milyon tane yazi çıkmıştır. Benim filmde en sevdiğim şey kadın oyuncunun devleşmesi oldu. Yürü be Jessie canım. Film bittikten sonra koltuklarda yamulmuş sümüklerimizi temizlerken benim aklıma üniversitede iki yıl boyunca şekspir çalışmış olmamız ve bu süreç içinde ise Hamlet’e iki cümlelik dahi yer vermemiş olmamız geldi. Sinirlendim. Hani bana aysimcim gelişine yaz diyen sevgili edebiyat öğretmenimiz mi seçmişti incelenmesi gereken o şekspir eserlerini yoksa edebiyat bolumunun kastırması mıydı, bilemem ama uyuz oldum. Macbeth incelemiştik 3 ay boyunca. Ne geçti sanki elimize makbetle? Hiç :-)
Bu filmi henüz izlemediyseniz lütfen izlemeden once azıcık şekspir ve popüler olmayan, saklıda kalmış işlerine ve hikayelerine biraz göz atın olur mu? Her şeyden öte, şekspir evli barklı çoluklu çocuklu muydu gibi sorularla sakın gelmeyin, terliği yersiniz.
Gönül isterdi ki, size film ve dizi kategorisinde tavsiyeler dizerken şunları şunları da okudum, böyleli şöyleli șeyler öğrendim, bunca kendimi geliştirdim minvalinde size de faidasi dokunurlu cümlelerle boy vereyim ama girince alışıyorsunculardan olduğumdan ancak bu.
Gelişine yazdığım şu metinde hani sizin elinize ne geçti bilmiyorum ama ben yazma pratiği yapmış oldum. Kendilerinizi kullanılmış gibi hissetmeyin bak sakın! gönül koyarım. Hem de yani son otuz beş yazıdır bir gamlı baykuşa döndüğümü acı bir şekilde hissettiğimden azıcık da esaslı komik biri olduğumu gösteriyim istedim. (Komik oldugunu sanıyor, elleme)
Bak Pazar bitmeden, önünüze sıcacık yazım da düşmüştür. Bu hafta şahane bir hafta olacak, dediydi dersiniz.
Şubat 8/2026
Aysim







dizi güzele benziyor ama vakit sıkıntı biraz, yazı iyiydi nefes aldırdı ☺️
İyiyim teşekkürler. Biraz güneş açtı bu hafta, iyi hissettirdi. Kahve çok güzeldi. Teşekkürleeer.