Listelerim
İşte bu sümüklülük ilerde öfke hafızasızlığına dönüşüyor. Dönüşmeyecek kardeş! Vatandaş hatırlayacak. Hatırlayacak ki hesabını sorsun dünün bugünün ve yarının.
28 şubatta ilk patlama sesini duyduğumuzda ve sonrasındaki günlerde henüz sosyal medyam ve küçük dünyam neler olduğunun farkında değildi-k.
Sonra videolar düşmeye başladı, martılar ağlarken çöplüklerde diye devam etmek ne güzel olacaktı ama etrafta çöpe dair bir kalıntı yoktu tek tük gördüğüm martılarda havadaki azottan, baruttan ve hatta dronedan yönlerini başka coğrafyalara çevirip uğramaz olmuşlardı. Sonuç olarak martı da çöplerde iptal. E haliyle romantizm de.
Korkular ve bağırsak hareketlerimle baş başa kaldığım bol alarmlı gecelerde sayısı her geçen gün artan kimi haset cümleleri önüme düşmeye başlamıştı. Haset cümleleri yerini nefret dolu videolara bırakması çok sürmedi. Başta kim olduğunu bilmediğim insanların ekran karşısına geçip, mesai harcadıkları -hani bayaa edit falan uğraşarak- videolar olduğundan ve 20 yıldır sosyal medya kullanıcısı olmamdan ötürü, çok da şaşırmadım. Lakin bulunduğum coğrafyada yaralanmalar, can kayıpları ve sesler ve korku ve kaygı ve endişenin dozu artmasına rağmen bu seslerin kesilmemesi ve daha da yakınıma kadar ulaşması içimdeki yayları germeye ve karanlık tarafa her geçen gün bir adım daha yaklaşmama sebep oldu.
“Oooh iyi oluyor size dubaililer”
“Neymiş bakalım biraz da yaşayın görün o coğrafyada yaşamanın bir bedeli olacaktı di mi!”
“Ekmek elden su gölden bombalar havadan”
“Yazıııık sizin jetiniz yok mu sizi almadılar mı?”
“Ne o korktunuz mu? Şimdi türkiye diye ağlarsınız işte böyle”
…
O dönem yaşananları,oradan buradan buldukları videolarla paylaşanların altına yazdıkları bu cümleleri not etmişim. Nasıl içimi ezmişse demek.
Ama yok yetmemiş. Martın sonuna doğru,hatırlıyorum, bir gece elimde telefon mesaj yazan, hal hatır soranlara cevaplar yazıyorum. Sıklıkla iyi geliyor iyi misiniz, bir şeye ihtiyacınız var mı sorusu. Bazen tek kelime bazen bir emoci ama iyi geliyor. Açıyorum notlar kısmını, tek tek isim girmeye başlıyorum. Yanına notlar düşerek. Şimdilerde işler az da olsa soğumuşken, bakıyorum da hala içim soğumamış. İyi ki yapmışım diyorum. Çünkü benim güzel belleğimin bir mal hali var: çıpıt diye unutuyor. Sonra kalbimin bunca kırıklığının sorumlusu olayları veya kişileri aradığımda, bellek pür-i pak bana: yok bi şi aysimcim. Abartıyorsun, gibi geri bildirimler yapabiliyor. Bu kez direksiyona geçip arya stark oldum ve tek tek not aldım. Ne zaman sıkıldığını görsem, yazdığım, bir geçmiş olsunu esirgemediğim, ihtiyaç durumunu sorduğum, hastalığını baş sağlığı mesajlarımı eksik etmememe rağmen bana bir “yanındayım” emocisi de dahi! sallamayan yakınen tanıdığım o hesapları güzel güzel not ettim.Yetti mi hayır! Önce hesabımı özel hesaba döndürdüm sonra da bu kişileri mis gibi listemden çı-kar-dım.
Şaka mısın aysimcim?
Hayır değilim.
Çocuk musun aysimcim?
Bilmem, olabilirim.
Peki ne geçti elime?
Huzur- belki ve biraz.
Arınma-evet ve oldukça.
Sosyal medyanın gücünü, beklenmedik hayrını yadsıyacak değilim. Zira kaçınılmaz şerrini de bir o kadar da biliyorum. İzin verdiğin kadar ve sürece hayatının bir tarafına iliştirdiğin insanları ve tavırlarını kontrol etmezsen maalesef bir yerden sonra karşıdaki kitle seni kontrol eder hale gelebiliyor.
Bu süreçte bu kararı alıp çatır çutur silmemi sağlayan ise yakın halkamdaki tavır ve tavırsızlıklardı. Sokaktaki hayatta bir kere bile beraber yürümediğim, aynı masaya düşmediğim, bir günaydın kahvesi veya hikayesi paylaşmadığım kişiler değildi. Onlar zaten beni ekran arkasından sadece izleyenlerdi.
Ee-e bacım, he he iyi yaptın da sonra ne oldu derseniz şayet, bir şey olmadı. Listeden çıkarılan farkında değil-muhtemelen- benim arya stark listem elimde:) alanda karşı karşıya geleceğimizi anı bekliyorum.
Öfke benim hikayemde slime gibi. Çok çabuk sıvılaşıyor. Ve ben bu huyuma çok kızıyorum. Hayır efendim. Unutmayacaksın. Ne münasebet! Bu her şeyi unutan kafanın da neredem geldiğini buldum.
“Anneeee o bana vurduuuuu?”
İşte bu sümüklülük ilerde öfke hafızasızlığına dönüşüyor. Dönüşmeyecek kardeş! Vatandaş hatırlayacak. Hatırlayacak ki hesabını sorsun dünün bugünün ve yarının.
Napsam ilerleyen günlerde seçim otobüslerine slogancımı olsam napsam :-)
Pazar olsun, senin olsun güzel olsun. Bu yazıyı okuyorsan da listemde değilsindir, korkma tatlı kıs:))
Aysim /
Haziran 2026



Ben de bana yapılan her şeyi unutan, belki de unutmayı seçen taraftayım..Ama kendi adıma sevdiklerimin/tanıdıklarımın iyi/kötü günlerinde yanlarında olmaya çok önem veriyorum. Bu bazen bizzat fiziken yanlarında olmak bazense sadece bir telefon veya mesaj yoluyla oluyor tabii.. Şartlar değişken olsa da yanında olma hissi bakî benim için💕
Ben bana yapılanları ve yapılmayanları asla unutmam(ne yazık ki iyi bir şey değil ve en çok bana zarar veriyor) ve aynı yaptıklarınızı yaparım. Elinize sağlık iyi yapmışsınız :)